Kedi ve Köpeklerde Düzenli Beslenme ve Mama Seçimi

Yüksek kaliteli bir beslenme için kedi köpek maması içerisinde nasıl bir içerik olmalıdır.?
Kedi ve Köpekler için yüksek kaliteli  doğru beslenme mamanın içeriğinde bulunan sağlıklı ve doğal içeriklerle baslar. Diğer bir ifade ile besinin içerisinde bulunan et, tavuk ve balık gibi yüksek kalitedeki hayvansal gıdalar içerdikleri protein ve amino asitlerle ve doğal vitaminlerle  evcil hayvanlarınızın  beslenmesinde önemli  rol oynar.  
 
 Beslenme çeşitliliğini nasıl sağlayabiliriz?
Kedi ve köpekler  de insanlar gibi  yemek öğünlerindeki çeşitlilikle daha sağlıklı ve mutlu olurlar. bununla beraber her gün tek tip bir öğün yedirmek evcil hayvanınızda alerjik sorunların oluşmasına ve yemek vaktine ilgisizliğe yol açmaktadır.  Biz İlk Eral Gıda olarak Köpekler için %100 doğal ve hayvansal  Pati Life Beef(Sığır Etli), Pati Life Lamb Meat (Kuzu Etli), Pati Life Beef and Vegetables(Sebzeli Sığır Eti), ve Patilife junior lamb meat tavsiye ediyoruz. Kedilerimiz için ise oldukça zengin içeriğe sahip  %100 doğal  ve hayvansal Pati life Beef(Sığır etli), Pati life Lamb meat( Kuzu etli), Pati life Chicken(Tavuklu), Pati life Gourmet(Sığır etli ve tavuklu), Pati life  Kitten Lamb Meat  öneriyoruz. Sağlıklı deri ve kürk, kilo kontrolü ve enerji dengesi müşterilerimizden aldığımız birkaç inanılmaz geri dönüşlerdir.  Bunun yanında imkan dahilinde balık yedirmeyi ihmal etmeyiniz.
İlk Eral Gıda olarak hayvanlarınız için   “Grain Free” gibi bir beslenmeyi tercih etmenizi öneriyoruz.
Çünkü;
Kedi ve köpeklerin doğal beslenmesi et, tavuk ve balık kaynaklı yüksek miktarda protein ve düşük miktardaki karbonhidrat tüketiminden oluşmaktadır. Bu şekilde “Grain Free” ve içgüdüsel bir beslenme kedi ve köpeklerinizin gelişiminde, kas ve kemik yapılarının gelişiminde önemli derecede katkı sağlamaktadır. Sağlıklı deri ve kürk, kilo kontrolü ve enerji dengesi müşterilerimizden aldığımız birkaç inanılmaz geri dönüşlerdir.  
 Neden “Raw Food” gibi bir beslenmeyi tercih etmeliyim?
* Kedi ve köpekler doğası gereği etobur bir ırktır. Bu sebeple, işlenmemiş, taze et evcil hayvanınız için en içgüdüsel bir besindir. Öncelikli olarak İşlenmemiş et, organ, kemik ve yağlardan oluşmuş bir besin, evcil hayvanınızın doğal çevresindeki içgüdüsel beslenme seklinin bir yansımasıdır. Doğal vitamin, mineral, enzim, protein, amino asitlerle zenginleştirilmiş bir “Raw Food”, kedi ve köpeğinizin sağlıklı yasamı için lezzetli bir beslenme sağlar.
İlk Eral Gıda olarak  biz Pati life  ürünlerimizde  hayvanların   “Tam” ve “Dengeli”  Beslenmelerine önem vermekteyiz.
Çünkü;
Tam ve Dengeli bir beslenme, kedi ve köpek gibi  evcil hayvanlarınızın sağlıklı ve zinde olması için günlük olarak ihtiyaç duydukları zengin vitamin ve minerallerle,  aminoasit ve yüksek protein  içeren  besinlerle beslenmesi  demektir.Pati Life ürün çeşitleri tüm  kedi ve köpeklerin ve yasam dönemleri  için tamamlayıcı ve dengeli bir beslenme sunar. 
Ürün seçiminde ürün içeriklerin de nelere dikkat etmeliyiz?
Hayvansal Protein: Hayvansal protein açısından zengin olmalıdır. Ana içerik olarak tavuk, balık ve et gibi tek kaynaklı proteinden oluşması önemlidir. Pati Life ürünleri %100 doğal ve hayvansaldır .Koruyucu içermez.
 
Tam ve Dengeli:  Kedi ve köpeğinizin günlük sağlık ve zindelik ihtiyacı için gerekli olan vitamin ve mineraller içeren bir beslenme. 
 
 
 
Pati Life Mamaları veteriner hekimler tarafından önerilmekte midir?
 
Evet, birçok veteriner hekim üst düzey bir beslenme için yüksek protein ve aminoasit  kaynaklı mamaların önemini vurgulamaktadır. 
Tamamen %100 doğal ve hayvansal ürün olan Pati Life ürünleri birçok veteriner tarafından hayvan severlere önerilmektedir.
 
Mama değişim ve geçiş sürecini nasıl kontrol edebilirim?
Yeni bir mamaya yavaş yavaş başlamak her zaman için iyi bir fikirdir. Evcil hayvaninizin hali hazırda kullanmış olduğu mamada yavaş yavaş yeni mamanın miktarını artırmak evcil hayvanınızın 5 ya da 7 gün içerisinde yeni bir mamaya alışmasında en etkili yöntemdir. Evcil hayvanınız tamamen yeni bir mamaya alıştığında kolaylıkla lezzet ve format değişikliği yapabilirsiniz.
 
Kedi veya köpeğimde alerji var ise nasıl bir beslenme programı uygulamalıyım?
Evcil hayvanınızın alerjisinin besin kaynaklı olup olmadığını belirlemek için veteriner hekiminiz ile koordineli bir şekilde çalışmanızı öneririz. Eğer besin kaynaklı bir alerji ise, veteriner hekim kontrolünde alerjiye neden olan içeriğin tespitine gidilip ona uygun bir mama seçilmelidir.
 
Ne kadar sıklıkta kedi veya köpeğimi beslemeliyim?
Günde 2 kere beslemenizi öneririz.
 
Konserve ürünleri açıldığında, kalan kısım buzdolabında muhafaza edilmelidir.
 
KALİTE VE GÜVENCE
 
Pati Life Ürünler nerede üretilmektedir?
Tüm Pati life ürünlerimiz  yerlidir. Ülkemizde yetiştirilen hayvanlardan  üretilmektedir.İçerik %100 doğal ve hayvansaldır.
 
Yüksek basınç ve ısıl yöntemlerle sterilize edilir.
 
Pati life  kedi köpek mamaları ile  evcil hayvanlarımızın kaliteli ve dengeli beslenmesine katkıda bulunarak  kedimizin köpeğimizin sağlıklı ve huzur dolu bir ömür sürmesine yardımcı olmayı ilke edinerek onlar için sağlıklı ve doğal Pati Life mamalarını oldukça yüksek bir teknoloji ile üretip   hayvanlarınızın tam ve dengeli beslenme seçeneği olarak sizlere öneriyoruz. Kedi ve Köpekleriniz için Her yerde her zaman Pati Life diyoruz.

Köpek Bakımı Nasıl Yapılmalıdır Nelere Dikkat Edilmeli? 1.Bölüm

Köpekler,  insanlarla birlikte hayatlarını sürdürürken insanlarla sürekli etkileşim içinde olan canlılardır. Köpekler biz insanların hayatında oldukça önemli yer tutmaktadır.

Köpek sahibi olmaya karar veren kişiler için en önemli olanı, şüphe yok ki köpek bakımını uzun yıllar üstlenmeyi düşünmeleridir. Çünkü köpek sahibi olmak isteyen bir kişi, ortalama 14-15 sene, hatta iyi bakılırsa 17 seneyi bulan bir bakımı üstlenmektedir. Ayrıca, birinci yılında bir köpek yavrusunu eğitmek, bir bebeği büyütmekten farklı değildir. Bir köpeğin ev düzenine alıştırılması, bir bebeğe oranla daha çabuk sağlandığı bilinmektedir.

Yavru köpeklerimizin ihtiyaç duyduğu besin ve minareller için Pati Life junior köpek mamalarını tercih etmelisiniz.Gelişimi ve büyümesi için ihtiyaç duyacağı tüm protein ve minareller %100 doğal olan Pati Life mamalarında mevcuttur.

Köpeklerin, sahipleri tarafından her türlü gereksinimlerinin karşılanması çok önemlidir, aynı zamanda bunun yanında bir insan ailesi içerisinde, kendi yerini bilmesi de öğretilmelidir. Çünkü, belli bir zaman sonrasında, köpekler evleri kendi evleri, sizleri de kendi evindeki misafirleri olarak algılamaları mümkündür. Bu sebeple, eve gelen kişiler dahil, evdeki değişimlere karşı algıları daha açık olacak ve böyle bir durum gerçekleştiğinde hoşlanmama ihtimalleri daha yüksek olacaktır. Bir köpek, kendini evin bir bireyi olarak hissetmeli, ama kendini insan gibi hissetmemesi gerekmektedir.

Köpek, hiçbir zaman birkaç saatten fazla kendi başına bırakılmamalıdır. İçme suyu temiz olmalı, sizler hangi suyu kullanıyorsanız ona da aynı sudan verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, o da canlı ve insanlara muhtaç bir varlıktır. Sahibi olduğu ailenin yaşantısına uyacak biçimde belirlenmiş zamanlarda düzenli olarak yemeği verilmeli, aksatılmamalıdır. Dişlerinin sağlığı, en az insanlar kadar önemlidir. Dişlerini temiz tutmak ve sert yiyeceklere karşı dayanıklılığını arttırmak için, sert bisküviler veya kemikler vermek gerekmektedir.

Evde beslediğimiz köpeklerimiz ile  sokakta yaşayan  köpeklerin beslenme düzenleri birbirinden farklıdır.Sokakta yaşayan köpekler besinini kendisi seçerken evde sahibi olduğumuz köpeklerin besini bizler tarafından karşılandığından bize köpeğimizin beslenmesi açısından büyük sorumluluk düşüyor. Onun için gerekli protein ve minarelleri ihtiva eden Pati Life Köpek mamalarını tercih edebiliriz. Böylelikle onun ihtiyaç duyduğu tüm mimarel ve proteinler %100 katkısız ve doğal olan Pati life köpek maması ile karşılanmış olur.

Her köpek, şeritli solucan ve pire gibi iç ve dış parazitlere karşı düzenli olarak muayeneden geçirilmeli, gençlik hastalığı ve kuduz gibi hastalıklara karşı aşılanmalıdır. Tüyleri kısaltılan türler için, nazik bir şekilde ve canları yakılmadan traşlanmalıdır.

Her hayvan kendine ait yatacak bir yer istemektedir. Bu nedenle, evcil hayvanlar da kendi kokularının sindiği, kendini yuvasında hissedeceği bir yatak ister. Bu yatak bir sepet, köpeğin kendisininmiş gibi benimsediği eski bir koltuk, hatta bir fasulye çuvalı olabilir.

Her köpeğin, sahibinin adını ve adresini taşıması önemlidir. Bu bilgiler, tasmanın metal kısımlarına kazınabilir ya da bedenine dövme biçiminde yazdırılabilir.

 Tüm bunlarla birlikte, bir köpek için kaybolmak veya sahibi tarafından terk edilmek, onlar için korkunç bir olaydır. Böyle bir olay yaşandığında, köpekler hem psikolojik olarak hem de biyolojik fonksiyonları olarak çok büyük sıkıntılara girmektedir. Kayıp bir köpek, görevliler tarafından yakalanıp da, başıboş köpeklerin toplandığı bir yere götürüldüklerinde, son derece tedirgin ve şaşkın bir duruma düşerler. Bu yüzden, ev köpeklerinin, hiçbir zaman sokağa atılmaması gerekir. Çeşitli nedenlerden dolayı artık bakılamıyorsa ve yeni bir ev ve yeni bir sahip de bulunamıyorsa, yapılacak en iyi şey, insani açıdan bakıldığında acı verici bir şey olsa da, bir veteriner tarafından canı yakılmadan sonsuza dek uyutulması, hayatına son verilmesi olacaktır. Fakat bu hiçbir zaman öncelik olmamalı, sahiplenilen hayvanlar hayatları sona erene dek bakılmalı, bakılamadığında da mutlaka iyi bir aile bulunarak sahiplendirilmelidir. Bir heves uğruna alınan ve sokağa bırakılan o hayvanlar da, ev yaşamına alıştıklarından dolayı, doğaya ayak uyduramamakta ve çok çabuk ölmektedirler. Bu nedenle, bir hayvan sahibi olmaya karar vermek, çocuk sahibi olmaya karar vermek gibi önemli bir adım olmalıdır. Tabi ki hayvan sahibi olmak çok güzel bir duygu olmakla birlikte, hayvanların evde kapalı kalmasından çok, kendi ortamlarında yaşaması daha uygundur. Evde beslenmeye uygun köpekler, ev hayatına daha kolay alışırken, alışamayan cins köpekler için zorlu süreçleri beraberinde getirebilmektedir.

Sahipli köpekler, sokak köpeklerine nazaran daha şanslı olmaktadırlar. Bakımları için uğraşan, didinen insanların varlığıyla hayatlarını sürdürmektedirler. Sokak köpeklerinin böyle bir bakım şansı pek olmamaktadır. Bu nedenle, başıboş sokak köpekleri için de hayvan severler olarak bakım ve beslenmelerine katkıda bulunmak, onların hayatların dokunmak, bizler için küçük bir adım olsa da, onların hayatları için bambaşka bir nefes olacaktır. Hem devletin bakımevleri hem de kişisel olarak yardım eli uzatılması çok önemlidir.

Kaynakça:
Görsel Kitaplar Köpekler Ansiklopedisinden istifade edilmiştir.

 

İnsanlar ve Köpekler Arasındaki İlişki

İnsan ve köpek arasındaki ilişki, farklı yönde gelişen ve en ilgi çekici ilişki olmuştur. Bu ilişkinin tarihsel yolculuğuna çıkıldığında, bu yolculuğun başlangıcının her zaman değişme yönünde olduğu, hala yeni bulguların elde edildiği görülür.

İnsan ve köpek arasında başlayan ve gelişen bu birliktelik, acaba köpeklerin bir isteği mi yoksa insanoğlunun bir çabası sonucu mu oluşmuştur? Her ne olursa olsun sonunda bu istek, belki de sağlam temellere dayalı en iyi birlikteliğin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tarihte ilk evcilleştirilen hayvan türü olarak kabul edilen köpeğin evcilleştirilmesinde, istek ister köpeğin kendisinden isterse insanoğlundan gelmiş olsun, her iki tarafın da menfaatine bir yaklaşım söz konusudur. Bu ilişkinin, geçmişte yaşayan insanların, yemek artıklarını, özellikle de av hayvanlarının artıklarını, yaşadıkları yerlerin etrafına bıraktıkları zaman köpeklerin bunları yemek için buralara kadar sokulması sonucunda yavaş yavaş başladığı düşünülür. Bugünkü davranışlar, vokalizasyon, morfolojik ve moleküler biyolojik çalışmaların kombine sonuçları, köpeğin atasının kurt olduğunu gösterir. Köpek dışında kalan diğer türler, eti için evcilleştirilirken, eti ve derisi pek kullanılmayan köpek, özellikle üstün koku alma yeteneğiyle insan emri ve denetimi altında avcılık ve bekçilik görevlerini üstlenmiştir. İnsanoğlunun avcılık ve bekçilik işlerinde kendine bir arkadaş ararken, köpeğin besine kolay ulaşmak için insanoğlunu kullanma arzusu, bu ilişkinin başlamasında muhtemel bir etken olmuştur.

İnsan ve köpeği birbirlerine bağlayan pek çok yön olmasına ve köpeklerin insanların sadık dostu bilinmesine rağmen, bazı hususlarda dikkatli olunması gerekmektedir.

Köpeğe hiçbir zaman insan muamelesi yapılmamalı çünkü bu durum köpeğin hem ruhsal hem de bedensel açıdan zararına yol açacaktır. Köpeği kumanda eden beslenme ve üremedir.  Aldığımız, yetiştirdiğimiz veya alıp yetiştireceğimiz köpek, bizleri ona yaptığımız bakım, beslenme ve sevgi penceresinden görür ve gereksinimleri karşılandığında kendisini yanımızda huzur içinde ‘’evinde ‘’ gibi hisseder. Ancak akıldan çıkarmamak gerekir ki; o asla bizim tapulu malımız değil ve olmayacaktır.
Onun ruhuna uygun hayat tarzına adapte olup saygı gösterdiğimiz sürece bizimle ‘’yaşar’’. Bahsedilen adaptasyon; onun isteklerini ve işaretlerini görüp dikkate almak ve anlayabilmektir.

Köpeğin ,sevinçlerini, üzüntülerini kızgınlıklarını göstermek için pek çok işaret ve sinyalleri vardır. Bu sinyal ve işaretlerle sahibini yoklar, kendisini anlamayı istiyor mu diye…patisiyle yumuşak bir dokunuş ve bir bakış gibi.. onu anladığımızı hissettiğinde keyfine diyecek yoktur. Evet onu anladığımızda aramızda gerçek bir dostluk başlar ve her türlü fedakarlığı yapar bu dostluk için.
Bilinmelidir ki; gerçekten bir köpek dostu olmak çok ta kolay değildir zira bu dostluk payesini biz almıyoruz aksine köpek bize veriyor. Köpek yüreğinde sahibine yer vermişse ne mutlu o köpek sahibine..
Köpeğin sahibinden beklediği anlayış ve sevgidir. Anlayış sunmak çok zor ama sevgi vermek ise sonsuzdur. En küçük bir hareketimizle bile bunu hissettirebiliriz. Ona talı bir şekilde seslenmemize, hafifçe başını okşamamamıza kuyruğunu sallayarak cevap verecektir. Onun bu hislerini fark etmediğimiz de gözlerindeki parıltı sönecek, üzülecektir.

Cinsi ne olursa olsun köpek; güvenmek ve sadık olabilmek için sevgi ister. Karşılıklı güvenin ne kadar önemli olduğunu pek çok örnek göstermektedir bize… Mesela; küçücük yarasını temizleyen veterinere huzursuz davranan köpek, çok daha ağır yaralarını temizleyen sahibinin elini yalar.
Köpek sahibi ve onun dostu olarak en büyük sorumluluğumuz bu güzel ilişkiyi her zaman korumaya çalışmak, dostumuzu hayal kırıklığına uğratmamaktır.
Köpeğin kalbinde yer edinilmişse onu taşla, sopayla da kovsanız da,o yine gelecek ,kapınızda belirecektir.
Kısaca köpeklerle dostluk kurmak uzun bir zaman alacak, bu sırada pek çok sıkıntı çekilecek ama, sonunda kolay kolay yıkılmayacak bir dostluk kurulacaktır..

Dostunuz olarak gördüğünüz köpeğinizin sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesi için onu  Pati Life ile besleyerek  sağlıklı ve huzurlu  olmasını sağlayabilirsiniz.Sağlıklı ve mutlu bir ömür için sloganımız  her yerde her zaman Pati Life.

Köpekler İnsanların En Yakın Dostu’mudur?

Köpekler İnsanların En Yakın Dostu’mudur?

Yapılan araştırmalar sonucunda  insanlar  ve köpekler arasında, diğer türlerle aramızda bulunmayan, oldukça güçlü, karşılıklı anlayışa dayanan bir dostluk ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır.

Köpek severler ve kedi severlerin durmaksızın üzerinde tartıştığı bir konu vardır. Köpek sahipleri, köpeklerinin onlarla konuşmadan da olsa iletişim kurabildiğini, herhangi bir rahatsızlık yaşadıklarında da bunu hissettiklerini söylerler. Çoğu kedi sahibi ise buna inanmazlar ve bunun bir hüsnü kuruntudan başka bir şey olmadığını söylerler. Yakın zamanda yayınlanan bir dizi araştırma, bu tartışmada köpek sahiplerini haklı bulmakla kalmıyor, insanlar ve köpekler arasında oldukça sıkı, biricik bağlar bulunduğunu da kanıtlıyor.

İnsanlar ve köpeklerin dostluğu, yaklaşık 30 bin yıl öncesine dayanıyor. ‘En iyi dostumuz’ dediğimiz bu hayvanların kuyruk hareketlerinden, gülümsemelerinden ve çıkardıkları seslerden, neler hissettiklerini anlayabiliyoruz aslında. Ancak aslında akıllarından ne geçtiğinden hiçbir zaman emin olamıyoruz. Ya da en azından yakın bir zamana kadar bu böyleydi.

Önce sahibinin kokusunu alıyor

Mic.com’da Theresa Fisher imzasıyla yayınlanan habere göre, artık köpeklerin aklından neler geçtiğini anlamak mümkün. ABD’deki Emory Üniversitesi’nde hayvanların kavrama yeteneği üzerine çalışan bilim insanları, yakın zamanda bir araştırma yaptı. Köpekleri fMRI makinasının içine oturtup sabit kalmalarını sağlayacak şekilde eğiten bilim insanları, onları cihaza bağladılar ve onlara bazı kokular koklattılar. Araştırma sırasında hem tanıdıkları, hem de tanımadıkları köpekler ile insanların kokusu koklatılan köpeklerin beynindeki hareketler, makine sayesinde incelendi. Sonuçta da sahibinin kokusunu alan köpeklerin beynindeki caudate nucleus adlı “ödül merkezinin” aktifleştiği fark edildi. Ortamda pek çok koku olmasına rağmen köpekler, öncelikli olarak insanların kokularını alıyordu.

Köpekler fiziksel olarak bizi anlamaya programlı

Bir başka kurum da yakın zamanda benzer sonuçlara ulaşmıştı. Budapeşte’deki Eotvos Lorand Üniversitesi, köpeklere konuşmalar, havlamalar, duygusal hırlamalar ve iç geçirmeler dinletmiş ve beyin aktivitelerini incelemişti. Bu çalışmadan önce, insan sesi duyan köpeklerin beyninde neler olduğuna dair bir fikrimiz yoktu.

Araştırma sonucunda duygusal sesler duyan köpeklerin ve insanların beyinlerinde benzer şeyler olduğu fark edildi. Özellikle mutlu sesler duydukları zaman, her iki türün de beyninde duymayla alakalı olan bölümün aktifleştiği görüldü. Bu da bize, köpekler ve insanlar arasındaki iletişimin nasıl bu kadar güçlü olduğuna dair bir ışık tutuyor.

Kısacası köpekler yalnızca bizim ruh halimizdeki değişiklikleri görmekle kalmıyor, bu değişiklikleri algılayacak fiziksel gerekliliklere de sahipler.

Budapeşte’deki çalışmayı yürüten nörolog Attila Andics, “Her iki türün, aralarında sözlü iletişim olmasını sağlayan donanımlara sahip olduğunu anlamak oldukça şaşırtıcıydı. Köpekler ve insanlar arasında iyi bir iletişim olduğunu anlamak için beyin taraması yapmamıza gerek yoktu. Ancak bunu yaptıktan sonra, bu iletişimin nasıl çalıştığını da anlamaya başladık” diyor.

Bebekler ve ebeveynleri arasındakine benzer bir ilişki

Davranış bilimcileri de bu son yapılan araştırmanın sonuçlarını onaylıyor. Andics’e göre köpekler ile onlara bakan insanlar arasındaki ilişki, bebeklerle ebeveynleri arasındaki ilişkiye benziyor. Köpekler korktuğunda ya da huzursuz olduğunda sahiplerinin yanına koşarlar. Aynı şekilde stres altındaki küçük çocuklar da anne babalarına sığınırlar. Bu diğer evcil hayvanlarda ise aynı şekilde işlemiyor. Kediler ve atlar korktukları zaman kaçmayı tercih ediyor.

Korktukları zaman gözleri sahiplerini arıyor

Köpekler aynı zamanda, primatlar dışında insanlarla direkt göz kontağı kuran tek hayvan türü. Andics ve diğer araştırmacılar bu durumu yaklaşık 10 yıl önce yaptıkları bir araştırmadan sonra fark etmişler. O sırada kurtların evcilleştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapan araştırmacılar, kurtların da benzer şekilde davranacağını tahmin etmişler. Bu yüzden de küçük kurtları köpek gibi, insanların yanında yetiştirmişler. Ancak aynı etkiyi kurtlarda görmemişler. Sonrasında köpek ve insanlar arasındaki göz kontağının bu iki türe ait biricik bir özellik olduğundan emin olmuşlar. Zira köpekler herhangi bir stres durumu yaşadığında biyolojik ebeveynleriyle değil, insanlarla göz kontağı kurmaya çalışıyormuş.

Köpeklerle sözsüz ve mükemmel bir iletişim kurabiliyoruz

Bir başka araştırma ise, yalnızca köpeklerin insanları anladığını değil, insanların da köpekleri çok iyi anladığını ortaya koyuyor. Ekim’de PLOS One adlı kuruluş tarafından yayınlanan bir araştırmada, Massachusetts General hastanesindeki araştırmacılar, çocuk ve köpek fotoğrafı gösterdikleri insanların beyinlerini inceledi. Araştırmaya katılanlar, en az 2 senedir köpeği ya da bebeği olan kadınlardan oluşuyordu. Kadınlar her iki fotoğrafa da aynı şekilde tepki verdi; beyinlerindeki ödül bölgesi, duyguların kontrol edildiği bölge, yakınlık kurma isteğini kontrol eden bölgeler aktif hale geliyordu. Bu da demek oluyor ki hem tüylü hem de tüysüz aile üyeleri, bizleri aynı ölçüde mutlu ediyor. Yale Üniversitesi’nde evcil hayvanlar üzerine çalışan araştırmacı Laurie Santos, “Bazen köpeklerin aklından ne geçtiğini çok iyi anlayabiliyoruz. Mesela yardımımıza ihtiyaçları olduğunda” diyor.

Sonuç olarak baktığımızda, köpeklerimizi oldukça iyi tanıyoruz. Onlar bizim çocuğumuz değil belki ama, en az çocuklarımızı anladığımız kadar, hatta daha iyi anlayabiliyoruz. Onlar da bizi aileleri olarak görüyorlar.

Karşılıklı olarak en iyi dostluk kurduğumuz bize en yakın hayvanımız olan köpeğimizi Pati Life ile besleyerek  bizimle birlikte daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesine katkıda bulunabiliriz.Sloganımız köpeğimiz ve kedimiz için her herde her zaman Pati Life.

Kaynak:http://www.radikal.com.tr