Köpeklerde Gençlik Hastalığı ve Yapılması Gerekenler

Hastalığa sebep olan  etken Canine Distemper Virus’ tür. Tüm viral enfeksiyonlarda  gözlemlendiği gibi hastalığın mücadelesinde başarı, hastanın bağışıklık durumuyla  ilişkilidir. Hastalık görülmesi daha çok 6 aylıktan küçük köpek yavrularında görülse de, 2 yaşına kadar aşılanmamış tüm  köpekler risk altındadır. Hastalığın en kötü tarafı çok bulaşıcı olmasıdır. Hastalığın ilk aşamasında kanda sonrasında ise vücut sıvılarında hastalık etkeni bulunmakta ve etrafa bulaşmaktadır.

Bulaşma riski daha  çok bir arada bulunan aşılanmamış yavruların göz akıntısı, burun akıntısı, dışkılarıyla olmaktadır. Mama kabı, su kabı, yatak, fırça tasma gibi ortak malzemeler de bulaşmaya sebep olur. Hastalık etkeni dezenfektanlara karşı dirençsizdir. Etken vücuda girdikten sonra 6-9 gün içinde semptomlar görülmeye başlar. Göz ve deri formu genelde hasta sahipleri tarafından önemsenmez sindirim formuna geçip şiddetli ve köpüklü bir ishalle kusma başladığında durum ciddileştikten sonra hasta kliniğe gelir. Bu safhaya geçmeden tedbirli olup öncesinde kliniğe hasta köpeğimizi götürüp erken müdahalede bulundurmalıyız. Bu noktada artık durum bıçak sırtı bir hal almıştır. Bu noktada hekim hastanın kusmalarını önlemek ve kaybettiği sıvıyı geri kazandırmaya çalışmalıdır.

Kolloidler bu hastalığın olmazsa olmazlarıdır. Konsantre gamma globulin, antiviral serumlar, immun mediatörler, kolloidlerle birlikte sıvı takviyesi, antiemetik ilaçlar, fırsatçı bakteriyel enfeksiyonlara karşı antibiyotikler, vitamin takviyeleri, uygun diyetle besleme yapılması gereken başlıca tedavilerdir.

Unutmayınız ki  doğru beslenme hastalıklara karşı vücut direncini güçlü tutar. Tüm yetişkin köpeklerimiz için Pati Life Kuzu Etli Yaş Köpek Mamasını- Pati Life Sığır Etli Yaş Köpek Mamasını – Pati Life Sebzeli – Sığır Etli Köpek Mamasını  ve yavru köpekler için ise Pati Life  Kuzu Etli Yavru Köpek  Mamasını tavsiye ediyoruz.

Hastalık seyri  beş formda gözlenir:

    • Göz Formu: Hastanın göz akıntısı mukoprulenttir. Gözkapakları yapışır, gözlerinin içi koyu kırmızıdır. ilk semptom olduğundan burada konulacak teşhis hastanın hayatını kurtarmada çok önemlidir. Antibakteriyel göz damlası, loş ortamda tutulması hastayı rahatlatacaktır.
    • Solunum Sistemi Formu: Bu formda en büyük problem hastanın burun delikleri mukoprulent sıvıyla tıkandığından kaliteli solunum yapamaz ve iştahında ani kayıp oluşur. İyi beslenemediğinden halsizleşir ve enfeksiyonun hızla ilerlemesine sebep olur. Daha sonra trachea ve bronşlar da iltihaplanır. Hastada ciddi öksürük ve akıntı şekillenir. Sistemik antibiyotikler, solunum için yoğun bakım ve oksijen desteği gerekebilir.
    • Deri Formu: Karın altı, ayak tabanı gibi tüysüz deride kırmızı noktalar ve ülserler şeklillenir.Kabuk kaldırıldığında altı ıslak yara şeklindedir. Hastanın bulunduğu yerin hijyeni, ortamın sıcaklığı, beslenme çok önemlidir.
    • Sindirim Formu: Hastanın düşkünleşmeye başladığı formdur. Genelde kanlı köpüklü ishal, kusma ve iştahsızlık hastanın kötüye gitmesine sebep olur. Bu noktada mutlaka sıvı takviyesi, kolloidler, kusma önleyici ilaçlar radikal olarak verilmelidir.
  • Sinirsel Form: Hastalığın son aşamasıdır. Geri dönüşümsüz arızalar bırakır. Bu noktadan hastayı döndürmek çok zordur.

Nadiren bir formda kalabildiği gibi genellikle birden çok form aynı anda köpeğin tüm sistemlerini çökertmeye yönelik çalışır. Hastalığın ölümcül olmasının en büyük sebebi budur. Hastanın ateşi sabit değildir. Bazen çok yüksek bazen düşük seyreder. Bu durum viral enfeksiyonların genel bir seyridir. Sık sık ateş ölçmek gerekir.

Hastalığın seyri birçok sistemde bir anda ilerlediğinden başka hastalıkla karışabilir. Geliştirilen hızlı testler hastalığın teşhisinde kolaylık sağlar.

Köpeğimizin beslenmesine dikkat ederek doğal pati life  katkısız  yaş mamaları ile besleyerek köpeğimizin hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlayabiliriz. Köpeğimizin  tabağını,  su kabını yuvasını dezenfekte ederek bu tür virüslere karşı önlem alabiliriz.

kaynak:planetpetvet.com

Köpeğiniz diğer köpeklerle kavga ediyorsa nasıl bir yol izlemelisiniz?

Köpek sahibi olarak belkide en çok kuşkuda kaldığınız noktalardan biri de köpek kavgası veya dalaşı adını verdiğimiz, köpeklerin koruyucu iç güdüleri yardımıyla bir diğerine saldırmasıdır. Özellikler erkek köpek kavgalarına muhtemelen birçok defa şahit olmuşsunuzdur. Eğer olmadıysanız da bilmeniz gereken ilk kural, iki veya daha fazla köpek kavga etmeye başladıysa kesinlikle onları ayırmaya çalışmamak olmalıdır. Köpekler bu tür kavgalarda farklı bir moda giriş yaparlar ve bu moddayken ısırılma olasılığınız çok yüksektir. Kendi köpeğiniz olsa bile köpekler kavga anında sahiplerini fark edemeyebilirler.Asla kavgayı durdurmak için dövüşen sevgili! köpeğinizin sevk kayışından çekmeyin, aksi taktirde çok fena ısırılma ithimaliniz vardır. Şunu bilmek gerekir ki; dövüşen iki hayvanın hayatta kalma güdüleri ortaya çıkar. Ve bundan dolayı araya giren sevgili sahiplerini görmeyebilirler. Onları ayırmaya kalktığınızda ikisinden biri aniden ortaya çıkan reflex sonucu ısırabilir.

Kavga eden köpekleri sakinleştirmenin ve ayırmanın doğrudan birkaç yolu vardır. Bunlara kısaca göz atalım;

İlk kural; köpeğinizi kurtarmak için acele ve panik halinde olmamanız gerekiyor. Kesinlikle çok sakin davranmalı ve gerginliğinizi köpeğinize yansıtmamalısınız.
  • Köpeğinizi kavgadan geri çekmek için ona asla sesinizi yükseltmeyin. Sese karşı duyarlı davranıp daha da saldırganlaşabilirler.
  • Kavgayı iki kişi ayırmaya çalışmak tek kişinin ayırma çalışmasından her zaman daha mantıklıdır. Kavga eden köpeklerin arkasına sakince yanaşıp her iki köpeğin de arka ayaklarından tutup S harfi şeklinde köpekleri geriye doğru çekebilirsiniz.
  • Daha sonra en büyük iş köpeği sakinleştirmek oluyor. Köpeğinizi kavgadan çektiyseniz onu okşamaya ve ona sevgi dolu sözler söylemeye başlayın. Sakin olduğunuzu ona hissettirin ki gerginliğinizi hissedip daha da işleri zorlaştırmasın.
  • En son yatıştırıcı unsur olarak kavga eden köpeklerin göz temasını kesmeniz gerekiyor. Onu okşarken size bakmasını ve sizinle göz teması kurmasını sağlayın.

Köpeklerin kavgaya başladıkları yerde eğer sadece siz varsanız ve bu duruma el atmanız gerekiyorsa kesinlikle çok soğukkanlı olmanız ve dikkatli hareket etmeniz gerekiyor. Aksi halde her iki köpek tarafından da ısırılabilir hatta ciddi yaralanmalar yaşayabilirsiniz.

Müdahale edecekseniz soğukkanlı olun. Köpeklere bağırarak zaman kaybetmeyin bu hemen hemen hiç çalışmaz. Amacınız yaralanmadan kavgayı ayırmak olmalı. Köpekler birbirine kilitlenmiş ise, Sevk kayışını bul ve köpeklerden birinin karnının altından geçir ve köpeği herhangi bir yere bağlayın Ikinci köpeğin arkasına geçerek iki kişiyle yapıldığı gibi arka ayaklarından çekerek aynı yöntemi kullanın. Ve bağlı köpekten uzaklaştırın.

Köpekler genel olarak kavga esnasında birbirlerine kilitlenirler. Daha önceden köpek kavgalarına şahit olmuş olan sahipler maalesef ki bir çözüm olarak elektrikli tasma temin ediyorlar. Kavga esnasında köpeğinizi ayırmak için elektrikli tasmayı etkin hale getirmeyin çünkü köpeğiniz tasmanın hissettirdiği acıyı karşı taraftaki rakibinin yaptığını sanabilir ve bu durum onu çok daha saldırgan ve öfkeli hale getirebilir.

Köpeğinizi beslenmesinde   size İlk Eral Gıda A.Ş. olarak Pati Life  Yaş köpek mamalarını öneriyoruz. Yavru köpekler için Patilife Junior Lamb Meat ( Kuzu Etli), yetişkin köpekler için ise Pati Life Lamb Meat(Kuzu etli) Pati Life Beef(Sığır Etli) ve Pati Life Beef and Vegetables( Sığır Etli ve Sebzeli) öneriyoruz. Pati life yaş köpek konserve’leri %100 doğal ve hayvansaldır.Koruyucu içermez.Tahıl İçermez. Sağlıklı deri ve parlaklar tüyler için gerekli Omega3 ve Omega6 içerir.

İyi beslenen köpek huzursuz olmaz. Köpeğinizin beslenmesine dikkat ederek onon agrasif olmasını engelleyebilirsiniz.

Kaynak:http://www.kopekcinsleri.net sitesinden istifade edilmiştir.

Mops( Pug ) Özellikleri, Bakımı ve Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Köpek ırkları;   yazımızı Pug köpek cinsi ile başlatarak  sizlere Pug Köpek özellikleri ve bakımı hakkında bilgiler vereceğiz. Pug köpek besleyen sayısı oldukça fazla bunun nedenlerinin başında kocaman gözleri ve çirkin suratıyla en çok beslenen köpek türlerinden olan pug cinsi köpekler, küçük olmaları nedeniyle oldukça sık tercih edilirler.

Pug biraz buldoğa benzeyen bir ırktır.Yüz ve kulak yapısı siyah renktedir.Yanaklarında bulunmakta olan benler köpeği dahada hoş bir şekilde göstermektedir.Sırtı yere bakacak şekilde tam düzdür.Bacakları düz şekilde ve oldukça güçlü bir şekildedir.Bu ırk her zaman neşeli gibi gözükmektedir.

Apartman yaşantısına da uygun olan bu ırk, siyah bir yüze sahiptir. Oyun oynamayı çok seven ve sürekli gülermiş gibi görünen puglar, duygusal ve çabuk küsen köpeklerdir. Oldukça küçük ve hantal görünen bu köpeklerin her an oyun oynamaya hazır bir halleri vardır. Diğer hayvanlarla ve çocuklarla iyi geçinen bu köpekler, bir çok köpek gibi sahiplerinden ilgi görmeyi isterler. Pug, kökeni Çin olan, tam anlamıyla apartman köpeğidir. Küçük cüsseli, kaslı, buruşuk yüzlü, sadık, çok havlamayan köpeklerdir. 

Pug Karakteri Nasıldır?

Puglar oldukça duygusal ve kıskançtırlar. Sahiplerini hemen kıskanırlar ve küsme huyları vardır. Başka hayvanlarla iyi geçinseler bile, her zaman size daha fazla önem verirler. Sıcaktan ya da soğuktan korunması gereken bu canlılar, insancıl ve oyuncudur. Çocuklarla çok iyi anlaşan puglar, ilk defa köpek besleyecek olanlar için  çok ideal bir seçim olacaktır. Pug özellikleri arasında en önemli olanı, çok zeki olmalarıdır. Tehlikeleri ön gören bir hissiyatı olan puglar, iyi bir eğitim verildiğinde  oldukça itaatkar ve iletişim açısından aktif olurlar.

Ev hayvanları, köpekler ve çocuklarla iyi geçinirler. Sahibi tarafından ihmal edilirse kıskançlığa kapılabilirler ve yoğun sosyalleşme programına tabi tutulmaları gerekir. Puglar sevgi dolu olmakla birlikte hep sahibinin yanı başında olmayı severler. Bir çoğu hırıltı ve horlama davranışı gösterir.

Pug (Mops) Eğitimi Nasıl Olmalı?

Pug  köpeği eğitirken ona karşı kibar olunmalıdır; sahibinin ses tonuna karşı hassastır. Bu ırklar bazen inatçı olabilirler ancak itaat eğitimiyle başarı sağlanır.Sahiplerinin ses tonlarına karşı oldukça hassastırlar ve cezalandırmanıza gerek kalmayacak ölçüde akıllı bir şekilde itaat ederler.

Pug Bakımında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Pug cinsi köpekleri en çok kadınlar tercih eder. Nedeni bilinmese de kadın hayvan severlerin daha fazla bu ırkı tercih ettiği görülmektedir. Mevsimsel olarak çok tüy dökebilen pugların tıraş olmalarına gerek yoktur. Çünkü zaten tüyleri oldukça kısadır.

Ancak eğitim konusunda sıkılabilirler ve özenli bir süreç gerekir. Pug bakımı sizinle vakit geçirmeye bayılacak olan bir köpek sahibi olmak isterseniz oldukça kolaydır. Soğuktan ve sıcaktan koruduğunuz sürece, herhangi bir sorun söz konusu olmayacaktır.

Pug’ın ölü tüyleri kauçuk bir fırça ile periyodik bir şekilde temizlenmelidir. Yüzdeki buruşukluklarına özel bir losyon uygulanmalıdır. Yüzünün yapısı göz kusurlarına ve çizik göz korneası; nefes problemlerine yol açabilir. Bunlarla birlikte obeziteye yakalanma riskleri olduğundan egzersiz ve diyet önemlidir. Klimasız araba içinde yada sıcak havada dışarıda bırakılmamalıdır. ‘Ters Hapşırma’ da görülebilir ancak endişelenecek bir durum değildir. O anda yapılacak şey köpeğin boğazını kaşımaktır. Puglar’ın ömürleri 12-15 yıl arasında değişir.

Oldukça sevimlidirler ancak pug beslemek oldukça zorlayıcıdır.  Sürekli sağlık sorunları bulunan pug, bakım ve özen ister. İlgilenilmediği zaman ciddi sorunları oluşur ve hayatını kaybedebilir. Birkaç önemli faktörü göz önünde bulundurarak siz de kolaylıkla pug besleyebilirsiniz.

  • Eşya seçimi yapacaksanız, genellikle koyu renkli eşyalar seçin. Çünkü puglar aşırı derecede tüy dökme problemi yaşarlar ve dökmemesi için iğne en iyi çözümdür.
  • Eğer sesler sizi rahatsız ediyorsa, kulak tıkaçı vb. gibi ses önleyici ürünleri yatak odanızda bulundurmaya başlayın. Burunları basık ve içerde olduğundan tüm puglar horlamaktadırlar.
  • Koltuk ve yataklara çıkması için köpek basamakları alın. Her ne kadar istemeseniz de puglar ilgiye muhtaçtırlar. Siz odada iken asla yerde veya başka bir yerde yatmazlar. Uzun vadede bu basamaklar, sizi zıplanmaktan yığranmış ya da kırılmış eşyalardan korur.
  • Kabaca siz puga sahip olmazsınız, o size sahip olur. Pug 7/24 yanınızda olmak isteyecektir ve eğitim istemez. Yapmanız gereken kendinizi eğitmek ve pug ile yaşamaya alışmaktır.
  • Yüzündeki kırışıklıkları sık sık temizlemek ve düzeltmek hayati önem taşımaktadır. Ayrıca kalem vb. ürünlerle sürekli kıvrılan kuyruğunu düzeltmeniz gerekmektedir.
  • Köpeğinizin dilini öğrenin. Hırlaması, ıslık çalması, bağırması, tuhaf sesler çıkartması, havlaması, horlaması hepsi sizin için birer işarettir ve ne istediğini bu şekilde kolayca anlayabilirsiniz.
  • Yemek konusunda ise oldukça dikkatli olmalısınız zira pug cüssesine ters şekilde doymak bilmez ve obezite problemini sık sık yaşarlar. Çizgiyi nerede çekeceğinizi bilmeniz gerekmektedir.
  • Puglar korku bilmezler. Cüssesini bilmeyen pug, her cins köpeğe kafa tutabilir. Sizi ne pahasına olursa olsun korumak isteyeceklerdir.
  • Büyük ve çiğnenebilen oyuncaklara yatırım yapmaya hazır olun. Puglar söz konusuçiğnenebilen şeyler olduğunda çok tatlı şekilde acımasızdırlar. Bu yüzden rahatça oynayabilecekleri oyuncakları alın.
  • Puglar bebek ve çocukları, diğer köpekleri sever. Olabildiğince köpeğinizi sosyalleştirin. Bunun dışında aşırı derece kıskançtırlar ve sizi kimse ile paylaşmak istemezler.
  • En önemlisi de pugu her zaman tüm kalbinizle sevin. Karşılığını size kat ve kat verecektir. 

Pug (Mops) Tüy Yapısı

Pug’ın tüyleri parlaktır; renkleri ise kayısı, gümüş, siyah, geyik rengi olabilir. Hepsinin yüzünde siyah maske vardır. Tüy dökmeleri ne çok az ne çok fazladır; yılda bir kere dökerler. Geyik rengi olanlar çok fazla tüy dökerler ve çift kat tüy katmanları vardır. Tüy dökmenin önüne geçmek için düzenli tımar ve özel şampuanlar uygulanmalıdır.

Pati Life  Taze Kuzu Etli  Köpek Maması

%100 Hayvansal gıdalara kullanılarak, bir köpeğin günlük ihtiyacını karşılayacak şekilde üretilmiştir. Deri kas gelişiminde ve tüy yapısında önemli rol oynayan protein ve aminoasitler yüksek düzeyde bulunmaktadır.

  • Yüksek Kaliteli Kuzu Etli Beslenme
  • Sağlıklı Deri  ve Parlak Tüyler ve İçin Gerekli Omega 3 ve Omega 6
  • Hiçbir Tahıl, Dolgu Maddesi, Yapay Renk ve Tatlandırıcı Yoktur.
  • Daha Fazla Antioksidanla Birlikte Hastalığı Önlemeye Yardımcı Olur.

İçindekiler: Taze Kuzu Eti  ve Yan Ürünleri (%100),Et Jölesi, Mineral, Vit E 5mg/Kg  Vit A 20000 UI/Kg Vit D160 mg/Kg

İngredients: Fresh Lamb Meat (%100) Meat Jelly, Minerals, Vit E 5mg/Kg  Vit A 20000 UI/Kg Vit D160 mg/Kg

Pug cinsi köpeği olanların anlayabileceği 15 şey

Her köpek cinsinin kendine has özellikleri var elbette. Fakat Pug’ların ve o şaşıbeş bakışlarının ardında tam bir eğlence merkezi yatıyor. Oyun oynamaya bayılıyorlar, fotoğrafları ‘trollüyorlar’, oyunculuk yeteneklerini konuşturuyorlar. Öte yandan kendileri bir yandan ‘sefa satıcısı’, bir yandan da tembelin önde gideni olarak bilinir.

İşte Pug’ları özel kılan ve yalnızca Pug sahiplerinin bildiği 15 özellik!

1. Pug’lar diğer köpek cinslerine göre daha çok uyuyor. Tam bir tembeller…

2. İyi bir sahip olmak istiyorsanız Pug’ınızın beslenmesine dikkat etmelisiniz. Aksi takdirdi duba gibi bir Pug sahibi olursunuz.

3. Aman diyelim; Pug’ınızı serin sulara can yeleksiz salmayın. Çünkü kolları çok kısa olduğundan iyi yüzücü değillerdir.

4. Küçük bir evde yaşıyorsanız, Pug beslemenizi tavsiye ederiz. Çünkü Puglar süs köpeği cinsi olduğundan çok büyümezler. Bu nedenle de evinizde ona ayrılmış koca bir alana ihtiyacınız olmaz.

5. Her daim küçük olduklarından bir bebek kadar sevimlilerdir. Ayrıca çocuklarla da çok iyi geçinirler.

6. Tuvalet eğitimlerini almaları diğer köpeklere göre biraz daha uzun sürüyor. Ama şu surata bakıp da nasıl kızabilirsiniz ki?

7. Öyle garip yetenekleri vardır ki, şaşkınlıktan küçük dilinizi yutarsınız.

8. Anı ölümsüzleştirmek için yapılan fotoğraf çekme eylemi, onların trollükleriyle sonuçlanabilir.

9. “Hemen kameraya poz vermeliyim” İmza: Bütün Pug’lar

10. Pug’lar diğer cins köpeklere nazaran Cadılar Bayram’ında nasıl davranması gerektiğini daha iyi bilir.

11. Gerçekten de kostümleri en iyi taşıyan köpek modeli Pug’lardır.

12. İyi bir ‘oyunculardır’. Diğer köpek cinsleri ve diğer Pug’larla her zaman iyi vakit geçirirler.

13. Maceraya ve eğlenmeye her daim hazırdırlar.

14. Öpemez kimse sizi, bir Pug’un öptüğü kadar…

15. Bir Pug sahibiyseniz, artık “Pug stayla” yaşamaya başlarsınız. Bu cinsi o kadar seversiniz ki, bir daha Pug’sız yaşayamazsınız.

Köpekleriniz için   Patilife Sığır Etli ,Patilife Kuzu etli, Patilife Sığır etli ve sebzeli  çeşidini öneriyoruz. Ürünlerimiz %100 doğaldır. Katkı maddesi ve koruyucu içermez.

Köpeğin beslenmesinde ihtiyaç duyduğu protein , vitamin ve minarelleri ihtiva eder.

Kaynak :http://www.elityavru.com   http://www.petdio.com  http://www.radikal.com.tr http://www.kopekcinsleri.net/  sitelerinden istifade edilmiştir.

Evde beslenebilecek küçük ve tatlı köpek türleri

Evde beslenebilecek küçük köpek  türlerini sizler için seçmeye çalıştık. Ailenize daha uygun olacağını düşünerek, çocuklarınız açısından değerlendirdiğinizde , sizin için en ideal olan küçük köpek türleri hakkında önerilere ihtiyaç duyuyorsanız,size bu konuda yardımcı olmaya çalışavcağız.

1. Malta Köpeği  ( Maltese ) Küçük köpek cinsleri arasında  yer alan Malta köpekleri, tüy dökmedikleri için alerjisi olan kişilerin besleyebileceği bir ırktır. Çok fazla ilgi görmesi durumunda;  bazı davranış bozuklukları görülmektedir.

2. Boston Terrier Köğeği Tüy dökmeyen türlerden  küçük köpek cinslerinden birisidir ve iyi bir bağ kurabilmeniz halinde sadık yapılara sahiptirler.

3. Pomeranya Köpeği Gürültülü ırklardan birisi olarak karşımıza çıkacaktır ve çok fazla tüy dökmektedirler.Tüy alerjisi olan kişilere tavsiye edilmez.Görselliği çok tatlıdır.4. Dachshund  Köğeği En koruyucu ırklardan birisidir ve sahibine bağlılıkları da en iyi seviyelerdedir. Çok uzun yürüyüşler yapabileceğiniz bir ırktır.

5. Pug Köpeği Suratlarının kırışık görünümü bu ırkı bir hayli tatlı bir hale getirmektedir. İnatçı yapıları bulunmaktadır ve hırıltıları ile uyumanızı engelleyebilirler.

6. Chihuahua  Köpeği Dikkat çeken küçük köpek cinslerindendir. Ancak evde  küçük çocuk var ise  uygun değildir, çünkü ısırma huyları bulunmaktadır. Dikkat çekmek için hareketlerde bulunurlar.

7. Shih Tzu  Köpeği Küçük köpek cinsi Shih Tuzu, kalın derileri bulunmaktadır ve bunun matlaşmasını önlemek amacıyla düzenli olarak tımarlamanız gerekir. Sevecen ve asil bir ruhları bulunmaktadır ve nazik davranışları ile dikkat çekerler.Oldukça tatlı bir görünüşü vardır.Tam sevmeliktir.

8. Pekinez Köpeği Sevecenliği en iyi olan ırklardan birisidir ve kendi istediklerini yapmayı da çok severler. Kendisini sevdirmeyi bilir.Korumacı yaklaşmakta olup, çocuklarla da iyi anlaşmaktadırlar. Tüy dökmezler ve ev içerisinde yetiştirmek için eğitmeniz gerekebilir.Tercih edebileceğiniz küçük köpek cinsleri arasında liste başında gelir.

9. Miniatür Schnauzer Köpeği Koku bırakmayan ve tüy dökmeyen, küçük köpek türlerinden tercih etmek isteyenler için ideal ırklardan birisidir. Sakin, meraklı ve cesur yapılarıyla dikkatleri çekmeyi başarmaktadırlar.

10. Miniatür Poodle Köpeği Biraz utangaçtırlar. Özellikle yabancı kişilere karşı utangaç olurlar ve diğer canlılarla iyi anlaşmaktadırlar. Atletik bir vücutları vardır ve sahiplerine karşı ise sadık ve hassas davranış sergilemektedirler.

11. Bulldog Köpeği Zamanının büyük bir kısmında uyuyan ve çok fazla oyun oynamayan türlerdir. Anlaşmama ihtimaliniz olmayan bir ırktır ve fiziksel aktivite ihtiyaçları ise mümkün olduğunda azdır.Çizgi karekterlerde tercih edilen bir türdür.

12. Havanese Köpeği  Sevimlimi sevimli bir türdür.Uzun tüyleri ve minik vücudunun olması sizi de kendisine hayran bırakacaktır. En iyi arkadaşlarınızdan birisi haline gelebilir ve bu bağı rahatlıkla kurabilirsiniz.

13. Cavalier Kral Charles Spaniel Köpeği Çok fazla egzersiz yapmaya ihtiyaç duymazlar ve sahipleri ile arasındaki bağların sıkı olmasını isterler. Ev için uygun olan türlerden birisidir. Size ayak uydurabilecek bir yapısı bulunmaktadır.

Köpek ve yayru köpeklerinizin beslenmesi için ilkeral gıda a.ş. tarafından patilife  yaş köpek mamalarını öneriyoruz. Köpeğinizin gelişimi ve sağlıklı bir hayat sürmesi için gerekli tüm minarel, vitamin ,protein ve aminoasitleri içeren sağlıklı koşullarda üretilen  %100 doğal  ve %100 hayvansal gıdalardır.

Patilife ürünleri  tüm seçkin market ve petshoplarda ayrıca hayatımızın bir parçası olan internet üzerindede güvenilir sitelerde satılmaktadır. Sloganımızı hatırlatarak her zaman her yerde patilife diyoruz.

kaynak: http://www.patiliyo.com sitesinden istifade edilmiştir.

Köpek Evde Yalnız Bırakılabilir mi?

Ev içinde yaşayan köpeklerin, evde  tek başlarına kalmaya alışması gerekir. Bunun için uygulamanız gerekli adımları inceleyelim.

Köpeği evde  yalnız bırakmak

Sürekli sahibine alışan onunla vakit geçiren onun ilgisini bekleyen karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu sahibinden ayrı kalmak duygusal olarak köpeğinizi olumsuz etkileyecektir.

Köpeğinizi ilk defa evde yalnız bıraktığınızda köpeğiniz için endişelenirken öncelikle şunuda düşünmelisiniz benim yokluğumda köpeğim evde ne yapacak.

Köpek  ev içerisinde yalnız kaldığında nasıl bir sorun çıkarabilir?

Sürekli dışarıda yaşayan yada evde sahipleri ile birlikte yaşayan köpek ilk defa yalnız kaldığı evi yadıgayacaktır.İlk defa evde yalnız kalan köpekte  oluşan olumsuz duygular bazı davranışları tetikleyebilir. Bu davranışlarısıralar isek;

– Sahibini  evde bulamadığı için, sürekli havlayabilir.

–  Sizi bulamayınca bu duruma öfkelenip  evden dışarı çıkmak isteyebilir.Açık pencere vb kapatmak gerekir.

– Evden çıkmayı denedi ve bunu yapamadıysa, bu sefer daha çok öfkelenerek  ve gözüne ilk kestirdiği eşyaya zarar vermeye başlayacak, sakinleşinceye kadar evinizdeki eşyaları dağıtmaya devam edecek. Dağınık bir ev  ve parçalanmış eşyalarla yüz yüze gelebilirsiniz.

– Eve tuvaletini yapabilir.İstenmeyen görüntülerle karşılaşabilirsiniz.

– Sahibinden ayrı kalmanın duygusallığı ile oluşan ruh halinde evdeki diğer evcil hayvanlara olumsuz davranışlarda buluna bilir onlara zarar verebilir.

– Sizi görmek bulak ümidi ile evin her yerini gezip dağıtabilir.

Köpreğinizde görülecek bu gibi olumsuz durumlarda ne yapmanız gerekir?

Çok olumsuz düşünmeye  gerek yok.Bir çok insan bu durum ile karşı karşıya gelerek  bu duruma çözümler getirerek belli bir süre sonra köpeğin evde tek başına kalmasını sağlamıştır.

Köpeğinizi evde tek kalmaya  hazırlamak adına takip edilmesi gereken basit yöntemler var. Bu yöntemleri uygulayabilirseniz, köpeğiniz de ne yapması gerektiğini kısa süre içerisinde öğrenecek ve size sorun çıkarmayacaktır.Böylelikle köpeğinizde oluşacak bu duygusal olumsuzluğu ortadan kaldırarak köpeğinizin güvenle   evde tek başına kalbileceğini öğreteceksiniz.

Köpeğinizi bu duruma hazırlamak için dikkat etmeniz gerekenler

Köpeğinizi evde yalnız kalmaya alıştırmak için  öncelikle  güne normalden 1 kaç saat önce  başlamanız uyanmanız gerekiyor. Başlangıç olarak sizi de zor gelecektir ama  ev düzeniniz ve köpeğinizin psikolojisi için bunu yapmanız gerekiyor.

Güne erken başlayıp  köpeğinizle birlikte gezebilir ve koşu gibi egzersizler yapmalısınız. Bu egzersizler sizin ve köpeğinizin sağlığı için de oldukça faydalı olacaktır. Köpeğiniz ile  birlikte yaptığınız gezi ve egzersiz sonrası eve geldiğinizde köpeğiniz hemen suyunu içip köşesine çekilmeyi tercih edecektir. Bu durum sizin evden çıkmanızı kolaylaştıracak ve köpeğiniz evden çıktığınızı yorgunluk haliyle anlamayacaktır. Ev içinde sizin yokluğunuzu hissettiği zaman ise evden yeni çıkmadığınızı farkedecek ve sorun  oluşturmayacaktır.

Evden çıkmadan önce köpeğinizin  Pati Life mamasını vermeyi kesinlikle unutmamanız gerekiyor. Ev köpeklerinin neredeyse tamamı günde en az iki kere Pati Life mama yerler. İlk öğününü yeme vakti geldiğinde gidip Pati life mamasını yiyecek ve sabah yorgunluğundan kaynaklı bir kaç saat dinlenmek isteyecektir. Bu durum da sizin işinize yarayacaktır.

Bu yöntemleri düzenli şekilde her gün uygularsanız, köpeğiniz evde yalnız kalmaktan şikayet etmeyecek ve o da yeni düzene kendini bırakacaktır.

Pati Life maması köpeğiniz için %100 doğal ve hayvansaldır.Güvenle verebilirsiniz.Herhangi bir katkı maddesi içermez sterildir.  Köpeğinizin günlük ihtiyaç duyduğu protein ve aminoasitler ihtiva eder.Mutlu sağlıklı bir yaşam sürmesi için  gereklidir. Pati life mama çeşitleri vardır. Köpeğinizin damak tadına göre istediğiniz Pati life çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Tüm seçkin marketlerde ve petshoplardan temin edebilirsiniz. Güvenilir internet sitelerinden de temin edebilirsiniz.

http://www.kopekcinsleri.net   sitesinden istifade edilmiştir.

Kedi ve Köpeklerde Düzenli Beslenme ve Mama Seçimi

Yüksek kaliteli bir beslenme için kedi köpek maması içerisinde nasıl bir içerik olmalıdır.?
Kedi ve Köpekler için yüksek kaliteli  doğru beslenme mamanın içeriğinde bulunan sağlıklı ve doğal içeriklerle baslar. Diğer bir ifade ile besinin içerisinde bulunan et, tavuk ve balık gibi yüksek kalitedeki hayvansal gıdalar içerdikleri protein ve amino asitlerle ve doğal vitaminlerle  evcil hayvanlarınızın  beslenmesinde önemli  rol oynar.  
 
 Beslenme çeşitliliğini nasıl sağlayabiliriz?
Kedi ve köpekler  de insanlar gibi  yemek öğünlerindeki çeşitlilikle daha sağlıklı ve mutlu olurlar. bununla beraber her gün tek tip bir öğün yedirmek evcil hayvanınızda alerjik sorunların oluşmasına ve yemek vaktine ilgisizliğe yol açmaktadır.  Biz İlk Eral Gıda olarak Köpekler için %100 doğal ve hayvansal  Pati Life Beef(Sığır Etli), Pati Life Lamb Meat (Kuzu Etli), Pati Life Beef and Vegetables(Sebzeli Sığır Eti), ve Patilife junior lamb meat tavsiye ediyoruz. Kedilerimiz için ise oldukça zengin içeriğe sahip  %100 doğal  ve hayvansal Pati life Beef(Sığır etli), Pati life Lamb meat( Kuzu etli), Pati life Chicken(Tavuklu), Pati life Gourmet(Sığır etli ve tavuklu), Pati life  Kitten Lamb Meat  öneriyoruz. Sağlıklı deri ve kürk, kilo kontrolü ve enerji dengesi müşterilerimizden aldığımız birkaç inanılmaz geri dönüşlerdir.  Bunun yanında imkan dahilinde balık yedirmeyi ihmal etmeyiniz.
İlk Eral Gıda olarak hayvanlarınız için   “Grain Free” gibi bir beslenmeyi tercih etmenizi öneriyoruz.
Çünkü;
Kedi ve köpeklerin doğal beslenmesi et, tavuk ve balık kaynaklı yüksek miktarda protein ve düşük miktardaki karbonhidrat tüketiminden oluşmaktadır. Bu şekilde “Grain Free” ve içgüdüsel bir beslenme kedi ve köpeklerinizin gelişiminde, kas ve kemik yapılarının gelişiminde önemli derecede katkı sağlamaktadır. Sağlıklı deri ve kürk, kilo kontrolü ve enerji dengesi müşterilerimizden aldığımız birkaç inanılmaz geri dönüşlerdir.  
 Neden “Raw Food” gibi bir beslenmeyi tercih etmeliyim?
* Kedi ve köpekler doğası gereği etobur bir ırktır. Bu sebeple, işlenmemiş, taze et evcil hayvanınız için en içgüdüsel bir besindir. Öncelikli olarak İşlenmemiş et, organ, kemik ve yağlardan oluşmuş bir besin, evcil hayvanınızın doğal çevresindeki içgüdüsel beslenme seklinin bir yansımasıdır. Doğal vitamin, mineral, enzim, protein, amino asitlerle zenginleştirilmiş bir “Raw Food”, kedi ve köpeğinizin sağlıklı yasamı için lezzetli bir beslenme sağlar.
İlk Eral Gıda olarak  biz Pati life  ürünlerimizde  hayvanların   “Tam” ve “Dengeli”  Beslenmelerine önem vermekteyiz.
Çünkü;
Tam ve Dengeli bir beslenme, kedi ve köpek gibi  evcil hayvanlarınızın sağlıklı ve zinde olması için günlük olarak ihtiyaç duydukları zengin vitamin ve minerallerle,  aminoasit ve yüksek protein  içeren  besinlerle beslenmesi  demektir.Pati Life ürün çeşitleri tüm  kedi ve köpeklerin ve yasam dönemleri  için tamamlayıcı ve dengeli bir beslenme sunar. 
Ürün seçiminde ürün içeriklerin de nelere dikkat etmeliyiz?
Hayvansal Protein: Hayvansal protein açısından zengin olmalıdır. Ana içerik olarak tavuk, balık ve et gibi tek kaynaklı proteinden oluşması önemlidir. Pati Life ürünleri %100 doğal ve hayvansaldır .Koruyucu içermez.
 
Tam ve Dengeli:  Kedi ve köpeğinizin günlük sağlık ve zindelik ihtiyacı için gerekli olan vitamin ve mineraller içeren bir beslenme. 
 
 
 
Pati Life Mamaları veteriner hekimler tarafından önerilmekte midir?
 
Evet, birçok veteriner hekim üst düzey bir beslenme için yüksek protein ve aminoasit  kaynaklı mamaların önemini vurgulamaktadır. 
Tamamen %100 doğal ve hayvansal ürün olan Pati Life ürünleri birçok veteriner tarafından hayvan severlere önerilmektedir.
 
Mama değişim ve geçiş sürecini nasıl kontrol edebilirim?
Yeni bir mamaya yavaş yavaş başlamak her zaman için iyi bir fikirdir. Evcil hayvaninizin hali hazırda kullanmış olduğu mamada yavaş yavaş yeni mamanın miktarını artırmak evcil hayvanınızın 5 ya da 7 gün içerisinde yeni bir mamaya alışmasında en etkili yöntemdir. Evcil hayvanınız tamamen yeni bir mamaya alıştığında kolaylıkla lezzet ve format değişikliği yapabilirsiniz.
 
Kedi veya köpeğimde alerji var ise nasıl bir beslenme programı uygulamalıyım?
Evcil hayvanınızın alerjisinin besin kaynaklı olup olmadığını belirlemek için veteriner hekiminiz ile koordineli bir şekilde çalışmanızı öneririz. Eğer besin kaynaklı bir alerji ise, veteriner hekim kontrolünde alerjiye neden olan içeriğin tespitine gidilip ona uygun bir mama seçilmelidir.
 
Ne kadar sıklıkta kedi veya köpeğimi beslemeliyim?
Günde 2 kere beslemenizi öneririz.
 
Konserve ürünleri açıldığında, kalan kısım buzdolabında muhafaza edilmelidir.
 
KALİTE VE GÜVENCE
 
Pati Life Ürünler nerede üretilmektedir?
Tüm Pati life ürünlerimiz  yerlidir. Ülkemizde yetiştirilen hayvanlardan  üretilmektedir.İçerik %100 doğal ve hayvansaldır.
 
Yüksek basınç ve ısıl yöntemlerle sterilize edilir.
 
Pati life  kedi köpek mamaları ile  evcil hayvanlarımızın kaliteli ve dengeli beslenmesine katkıda bulunarak  kedimizin köpeğimizin sağlıklı ve huzur dolu bir ömür sürmesine yardımcı olmayı ilke edinerek onlar için sağlıklı ve doğal Pati Life mamalarını oldukça yüksek bir teknoloji ile üretip   hayvanlarınızın tam ve dengeli beslenme seçeneği olarak sizlere öneriyoruz. Kedi ve Köpekleriniz için Her yerde her zaman Pati Life diyoruz.

Köpek Bakımı Nasıl Yapılmalıdır Nelere Dikkat Edilmeli? 1.Bölüm

Köpekler,  insanlarla birlikte hayatlarını sürdürürken insanlarla sürekli etkileşim içinde olan canlılardır. Köpekler biz insanların hayatında oldukça önemli yer tutmaktadır.

Köpek sahibi olmaya karar veren kişiler için en önemli olanı, şüphe yok ki köpek bakımını uzun yıllar üstlenmeyi düşünmeleridir. Çünkü köpek sahibi olmak isteyen bir kişi, ortalama 14-15 sene, hatta iyi bakılırsa 17 seneyi bulan bir bakımı üstlenmektedir. Ayrıca, birinci yılında bir köpek yavrusunu eğitmek, bir bebeği büyütmekten farklı değildir. Bir köpeğin ev düzenine alıştırılması, bir bebeğe oranla daha çabuk sağlandığı bilinmektedir.

Yavru köpeklerimizin ihtiyaç duyduğu besin ve minareller için Pati Life junior köpek mamalarını tercih etmelisiniz.Gelişimi ve büyümesi için ihtiyaç duyacağı tüm protein ve minareller %100 doğal olan Pati Life mamalarında mevcuttur.

Köpeklerin, sahipleri tarafından her türlü gereksinimlerinin karşılanması çok önemlidir, aynı zamanda bunun yanında bir insan ailesi içerisinde, kendi yerini bilmesi de öğretilmelidir. Çünkü, belli bir zaman sonrasında, köpekler evleri kendi evleri, sizleri de kendi evindeki misafirleri olarak algılamaları mümkündür. Bu sebeple, eve gelen kişiler dahil, evdeki değişimlere karşı algıları daha açık olacak ve böyle bir durum gerçekleştiğinde hoşlanmama ihtimalleri daha yüksek olacaktır. Bir köpek, kendini evin bir bireyi olarak hissetmeli, ama kendini insan gibi hissetmemesi gerekmektedir.

Köpek, hiçbir zaman birkaç saatten fazla kendi başına bırakılmamalıdır. İçme suyu temiz olmalı, sizler hangi suyu kullanıyorsanız ona da aynı sudan verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, o da canlı ve insanlara muhtaç bir varlıktır. Sahibi olduğu ailenin yaşantısına uyacak biçimde belirlenmiş zamanlarda düzenli olarak yemeği verilmeli, aksatılmamalıdır. Dişlerinin sağlığı, en az insanlar kadar önemlidir. Dişlerini temiz tutmak ve sert yiyeceklere karşı dayanıklılığını arttırmak için, sert bisküviler veya kemikler vermek gerekmektedir.

Evde beslediğimiz köpeklerimiz ile  sokakta yaşayan  köpeklerin beslenme düzenleri birbirinden farklıdır.Sokakta yaşayan köpekler besinini kendisi seçerken evde sahibi olduğumuz köpeklerin besini bizler tarafından karşılandığından bize köpeğimizin beslenmesi açısından büyük sorumluluk düşüyor. Onun için gerekli protein ve minarelleri ihtiva eden Pati Life Köpek mamalarını tercih edebiliriz. Böylelikle onun ihtiyaç duyduğu tüm mimarel ve proteinler %100 katkısız ve doğal olan Pati life köpek maması ile karşılanmış olur.

Her köpek, şeritli solucan ve pire gibi iç ve dış parazitlere karşı düzenli olarak muayeneden geçirilmeli, gençlik hastalığı ve kuduz gibi hastalıklara karşı aşılanmalıdır. Tüyleri kısaltılan türler için, nazik bir şekilde ve canları yakılmadan traşlanmalıdır.

Her hayvan kendine ait yatacak bir yer istemektedir. Bu nedenle, evcil hayvanlar da kendi kokularının sindiği, kendini yuvasında hissedeceği bir yatak ister. Bu yatak bir sepet, köpeğin kendisininmiş gibi benimsediği eski bir koltuk, hatta bir fasulye çuvalı olabilir.

Her köpeğin, sahibinin adını ve adresini taşıması önemlidir. Bu bilgiler, tasmanın metal kısımlarına kazınabilir ya da bedenine dövme biçiminde yazdırılabilir.

 Tüm bunlarla birlikte, bir köpek için kaybolmak veya sahibi tarafından terk edilmek, onlar için korkunç bir olaydır. Böyle bir olay yaşandığında, köpekler hem psikolojik olarak hem de biyolojik fonksiyonları olarak çok büyük sıkıntılara girmektedir. Kayıp bir köpek, görevliler tarafından yakalanıp da, başıboş köpeklerin toplandığı bir yere götürüldüklerinde, son derece tedirgin ve şaşkın bir duruma düşerler. Bu yüzden, ev köpeklerinin, hiçbir zaman sokağa atılmaması gerekir. Çeşitli nedenlerden dolayı artık bakılamıyorsa ve yeni bir ev ve yeni bir sahip de bulunamıyorsa, yapılacak en iyi şey, insani açıdan bakıldığında acı verici bir şey olsa da, bir veteriner tarafından canı yakılmadan sonsuza dek uyutulması, hayatına son verilmesi olacaktır. Fakat bu hiçbir zaman öncelik olmamalı, sahiplenilen hayvanlar hayatları sona erene dek bakılmalı, bakılamadığında da mutlaka iyi bir aile bulunarak sahiplendirilmelidir. Bir heves uğruna alınan ve sokağa bırakılan o hayvanlar da, ev yaşamına alıştıklarından dolayı, doğaya ayak uyduramamakta ve çok çabuk ölmektedirler. Bu nedenle, bir hayvan sahibi olmaya karar vermek, çocuk sahibi olmaya karar vermek gibi önemli bir adım olmalıdır. Tabi ki hayvan sahibi olmak çok güzel bir duygu olmakla birlikte, hayvanların evde kapalı kalmasından çok, kendi ortamlarında yaşaması daha uygundur. Evde beslenmeye uygun köpekler, ev hayatına daha kolay alışırken, alışamayan cins köpekler için zorlu süreçleri beraberinde getirebilmektedir.

Sahipli köpekler, sokak köpeklerine nazaran daha şanslı olmaktadırlar. Bakımları için uğraşan, didinen insanların varlığıyla hayatlarını sürdürmektedirler. Sokak köpeklerinin böyle bir bakım şansı pek olmamaktadır. Bu nedenle, başıboş sokak köpekleri için de hayvan severler olarak bakım ve beslenmelerine katkıda bulunmak, onların hayatların dokunmak, bizler için küçük bir adım olsa da, onların hayatları için bambaşka bir nefes olacaktır. Hem devletin bakımevleri hem de kişisel olarak yardım eli uzatılması çok önemlidir.

Kaynakça:
Görsel Kitaplar Köpekler Ansiklopedisinden istifade edilmiştir.

 

İnsanlar ve Köpekler Arasındaki İlişki

İnsan ve köpek arasındaki ilişki, farklı yönde gelişen ve en ilgi çekici ilişki olmuştur. Bu ilişkinin tarihsel yolculuğuna çıkıldığında, bu yolculuğun başlangıcının her zaman değişme yönünde olduğu, hala yeni bulguların elde edildiği görülür.

İnsan ve köpek arasında başlayan ve gelişen bu birliktelik, acaba köpeklerin bir isteği mi yoksa insanoğlunun bir çabası sonucu mu oluşmuştur? Her ne olursa olsun sonunda bu istek, belki de sağlam temellere dayalı en iyi birlikteliğin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tarihte ilk evcilleştirilen hayvan türü olarak kabul edilen köpeğin evcilleştirilmesinde, istek ister köpeğin kendisinden isterse insanoğlundan gelmiş olsun, her iki tarafın da menfaatine bir yaklaşım söz konusudur. Bu ilişkinin, geçmişte yaşayan insanların, yemek artıklarını, özellikle de av hayvanlarının artıklarını, yaşadıkları yerlerin etrafına bıraktıkları zaman köpeklerin bunları yemek için buralara kadar sokulması sonucunda yavaş yavaş başladığı düşünülür. Bugünkü davranışlar, vokalizasyon, morfolojik ve moleküler biyolojik çalışmaların kombine sonuçları, köpeğin atasının kurt olduğunu gösterir. Köpek dışında kalan diğer türler, eti için evcilleştirilirken, eti ve derisi pek kullanılmayan köpek, özellikle üstün koku alma yeteneğiyle insan emri ve denetimi altında avcılık ve bekçilik görevlerini üstlenmiştir. İnsanoğlunun avcılık ve bekçilik işlerinde kendine bir arkadaş ararken, köpeğin besine kolay ulaşmak için insanoğlunu kullanma arzusu, bu ilişkinin başlamasında muhtemel bir etken olmuştur.

İnsan ve köpeği birbirlerine bağlayan pek çok yön olmasına ve köpeklerin insanların sadık dostu bilinmesine rağmen, bazı hususlarda dikkatli olunması gerekmektedir.

Köpeğe hiçbir zaman insan muamelesi yapılmamalı çünkü bu durum köpeğin hem ruhsal hem de bedensel açıdan zararına yol açacaktır. Köpeği kumanda eden beslenme ve üremedir.  Aldığımız, yetiştirdiğimiz veya alıp yetiştireceğimiz köpek, bizleri ona yaptığımız bakım, beslenme ve sevgi penceresinden görür ve gereksinimleri karşılandığında kendisini yanımızda huzur içinde ‘’evinde ‘’ gibi hisseder. Ancak akıldan çıkarmamak gerekir ki; o asla bizim tapulu malımız değil ve olmayacaktır.
Onun ruhuna uygun hayat tarzına adapte olup saygı gösterdiğimiz sürece bizimle ‘’yaşar’’. Bahsedilen adaptasyon; onun isteklerini ve işaretlerini görüp dikkate almak ve anlayabilmektir.

Köpeğin ,sevinçlerini, üzüntülerini kızgınlıklarını göstermek için pek çok işaret ve sinyalleri vardır. Bu sinyal ve işaretlerle sahibini yoklar, kendisini anlamayı istiyor mu diye…patisiyle yumuşak bir dokunuş ve bir bakış gibi.. onu anladığımızı hissettiğinde keyfine diyecek yoktur. Evet onu anladığımızda aramızda gerçek bir dostluk başlar ve her türlü fedakarlığı yapar bu dostluk için.
Bilinmelidir ki; gerçekten bir köpek dostu olmak çok ta kolay değildir zira bu dostluk payesini biz almıyoruz aksine köpek bize veriyor. Köpek yüreğinde sahibine yer vermişse ne mutlu o köpek sahibine..
Köpeğin sahibinden beklediği anlayış ve sevgidir. Anlayış sunmak çok zor ama sevgi vermek ise sonsuzdur. En küçük bir hareketimizle bile bunu hissettirebiliriz. Ona talı bir şekilde seslenmemize, hafifçe başını okşamamamıza kuyruğunu sallayarak cevap verecektir. Onun bu hislerini fark etmediğimiz de gözlerindeki parıltı sönecek, üzülecektir.

Cinsi ne olursa olsun köpek; güvenmek ve sadık olabilmek için sevgi ister. Karşılıklı güvenin ne kadar önemli olduğunu pek çok örnek göstermektedir bize… Mesela; küçücük yarasını temizleyen veterinere huzursuz davranan köpek, çok daha ağır yaralarını temizleyen sahibinin elini yalar.
Köpek sahibi ve onun dostu olarak en büyük sorumluluğumuz bu güzel ilişkiyi her zaman korumaya çalışmak, dostumuzu hayal kırıklığına uğratmamaktır.
Köpeğin kalbinde yer edinilmişse onu taşla, sopayla da kovsanız da,o yine gelecek ,kapınızda belirecektir.
Kısaca köpeklerle dostluk kurmak uzun bir zaman alacak, bu sırada pek çok sıkıntı çekilecek ama, sonunda kolay kolay yıkılmayacak bir dostluk kurulacaktır..

Dostunuz olarak gördüğünüz köpeğinizin sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesi için onu  Pati Life ile besleyerek  sağlıklı ve huzurlu  olmasını sağlayabilirsiniz.Sağlıklı ve mutlu bir ömür için sloganımız  her yerde her zaman Pati Life.

Köpekler İnsanların En Yakın Dostu’mudur?

Köpekler İnsanların En Yakın Dostu’mudur?

Yapılan araştırmalar sonucunda  insanlar  ve köpekler arasında, diğer türlerle aramızda bulunmayan, oldukça güçlü, karşılıklı anlayışa dayanan bir dostluk ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır.

Köpek severler ve kedi severlerin durmaksızın üzerinde tartıştığı bir konu vardır. Köpek sahipleri, köpeklerinin onlarla konuşmadan da olsa iletişim kurabildiğini, herhangi bir rahatsızlık yaşadıklarında da bunu hissettiklerini söylerler. Çoğu kedi sahibi ise buna inanmazlar ve bunun bir hüsnü kuruntudan başka bir şey olmadığını söylerler. Yakın zamanda yayınlanan bir dizi araştırma, bu tartışmada köpek sahiplerini haklı bulmakla kalmıyor, insanlar ve köpekler arasında oldukça sıkı, biricik bağlar bulunduğunu da kanıtlıyor.

İnsanlar ve köpeklerin dostluğu, yaklaşık 30 bin yıl öncesine dayanıyor. ‘En iyi dostumuz’ dediğimiz bu hayvanların kuyruk hareketlerinden, gülümsemelerinden ve çıkardıkları seslerden, neler hissettiklerini anlayabiliyoruz aslında. Ancak aslında akıllarından ne geçtiğinden hiçbir zaman emin olamıyoruz. Ya da en azından yakın bir zamana kadar bu böyleydi.

Önce sahibinin kokusunu alıyor

Mic.com’da Theresa Fisher imzasıyla yayınlanan habere göre, artık köpeklerin aklından neler geçtiğini anlamak mümkün. ABD’deki Emory Üniversitesi’nde hayvanların kavrama yeteneği üzerine çalışan bilim insanları, yakın zamanda bir araştırma yaptı. Köpekleri fMRI makinasının içine oturtup sabit kalmalarını sağlayacak şekilde eğiten bilim insanları, onları cihaza bağladılar ve onlara bazı kokular koklattılar. Araştırma sırasında hem tanıdıkları, hem de tanımadıkları köpekler ile insanların kokusu koklatılan köpeklerin beynindeki hareketler, makine sayesinde incelendi. Sonuçta da sahibinin kokusunu alan köpeklerin beynindeki caudate nucleus adlı “ödül merkezinin” aktifleştiği fark edildi. Ortamda pek çok koku olmasına rağmen köpekler, öncelikli olarak insanların kokularını alıyordu.

Köpekler fiziksel olarak bizi anlamaya programlı

Bir başka kurum da yakın zamanda benzer sonuçlara ulaşmıştı. Budapeşte’deki Eotvos Lorand Üniversitesi, köpeklere konuşmalar, havlamalar, duygusal hırlamalar ve iç geçirmeler dinletmiş ve beyin aktivitelerini incelemişti. Bu çalışmadan önce, insan sesi duyan köpeklerin beyninde neler olduğuna dair bir fikrimiz yoktu.

Araştırma sonucunda duygusal sesler duyan köpeklerin ve insanların beyinlerinde benzer şeyler olduğu fark edildi. Özellikle mutlu sesler duydukları zaman, her iki türün de beyninde duymayla alakalı olan bölümün aktifleştiği görüldü. Bu da bize, köpekler ve insanlar arasındaki iletişimin nasıl bu kadar güçlü olduğuna dair bir ışık tutuyor.

Kısacası köpekler yalnızca bizim ruh halimizdeki değişiklikleri görmekle kalmıyor, bu değişiklikleri algılayacak fiziksel gerekliliklere de sahipler.

Budapeşte’deki çalışmayı yürüten nörolog Attila Andics, “Her iki türün, aralarında sözlü iletişim olmasını sağlayan donanımlara sahip olduğunu anlamak oldukça şaşırtıcıydı. Köpekler ve insanlar arasında iyi bir iletişim olduğunu anlamak için beyin taraması yapmamıza gerek yoktu. Ancak bunu yaptıktan sonra, bu iletişimin nasıl çalıştığını da anlamaya başladık” diyor.

Bebekler ve ebeveynleri arasındakine benzer bir ilişki

Davranış bilimcileri de bu son yapılan araştırmanın sonuçlarını onaylıyor. Andics’e göre köpekler ile onlara bakan insanlar arasındaki ilişki, bebeklerle ebeveynleri arasındaki ilişkiye benziyor. Köpekler korktuğunda ya da huzursuz olduğunda sahiplerinin yanına koşarlar. Aynı şekilde stres altındaki küçük çocuklar da anne babalarına sığınırlar. Bu diğer evcil hayvanlarda ise aynı şekilde işlemiyor. Kediler ve atlar korktukları zaman kaçmayı tercih ediyor.

Korktukları zaman gözleri sahiplerini arıyor

Köpekler aynı zamanda, primatlar dışında insanlarla direkt göz kontağı kuran tek hayvan türü. Andics ve diğer araştırmacılar bu durumu yaklaşık 10 yıl önce yaptıkları bir araştırmadan sonra fark etmişler. O sırada kurtların evcilleştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapan araştırmacılar, kurtların da benzer şekilde davranacağını tahmin etmişler. Bu yüzden de küçük kurtları köpek gibi, insanların yanında yetiştirmişler. Ancak aynı etkiyi kurtlarda görmemişler. Sonrasında köpek ve insanlar arasındaki göz kontağının bu iki türe ait biricik bir özellik olduğundan emin olmuşlar. Zira köpekler herhangi bir stres durumu yaşadığında biyolojik ebeveynleriyle değil, insanlarla göz kontağı kurmaya çalışıyormuş.

Köpeklerle sözsüz ve mükemmel bir iletişim kurabiliyoruz

Bir başka araştırma ise, yalnızca köpeklerin insanları anladığını değil, insanların da köpekleri çok iyi anladığını ortaya koyuyor. Ekim’de PLOS One adlı kuruluş tarafından yayınlanan bir araştırmada, Massachusetts General hastanesindeki araştırmacılar, çocuk ve köpek fotoğrafı gösterdikleri insanların beyinlerini inceledi. Araştırmaya katılanlar, en az 2 senedir köpeği ya da bebeği olan kadınlardan oluşuyordu. Kadınlar her iki fotoğrafa da aynı şekilde tepki verdi; beyinlerindeki ödül bölgesi, duyguların kontrol edildiği bölge, yakınlık kurma isteğini kontrol eden bölgeler aktif hale geliyordu. Bu da demek oluyor ki hem tüylü hem de tüysüz aile üyeleri, bizleri aynı ölçüde mutlu ediyor. Yale Üniversitesi’nde evcil hayvanlar üzerine çalışan araştırmacı Laurie Santos, “Bazen köpeklerin aklından ne geçtiğini çok iyi anlayabiliyoruz. Mesela yardımımıza ihtiyaçları olduğunda” diyor.

Sonuç olarak baktığımızda, köpeklerimizi oldukça iyi tanıyoruz. Onlar bizim çocuğumuz değil belki ama, en az çocuklarımızı anladığımız kadar, hatta daha iyi anlayabiliyoruz. Onlar da bizi aileleri olarak görüyorlar.

Karşılıklı olarak en iyi dostluk kurduğumuz bize en yakın hayvanımız olan köpeğimizi Pati Life ile besleyerek  bizimle birlikte daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesine katkıda bulunabiliriz.Sloganımız köpeğimiz ve kedimiz için her herde her zaman Pati Life.

Kaynak:http://www.radikal.com.tr